Otomobillerde Aradığımız Nedir?

İnsanların bir otomobilde aradağı özellikler artık yavaş yavaş değişiyor. İstanbul Ankara gibi büyük şehirlerde yaşayan insanlar artık arabalarından trafiğin de keşmekeşliğinden kurtulmak için çok daha fazla şeyler bekler oldular. Artık araba kullanmak gibi bir zevk tekdüze bir hayatı yaşayan büyükşehirler için kalmadı. Durum çok vahim zira artık şöförlük asabi bir takım sıkıntılara psikolojik bazı rahatsızlıklara dahi yol açabiliyor. Trafiğe çıkınca küfür etmesini öğrenen bir çok tanıdığım var doğrusu. Bu hayat insanları doğal olarak strese sokabiliyor. Artık araçlarımızı bazı anlarda amaaan arabam beni bir yerden başka bir yere taşısın ayağımı yerden kessin yeter diye anlatıyoruz. Bunun içinde çok fazla yüksek maliyetlere girmiyoruz. 

Bir diğer konu da yakıt fiyatları ki dünya da en yüksek alımı fiyat açısından biz yapıyoruz. Bunun içinde yüksek performanslı araçları tercih etmek ülkemizde oldukça zor. Tanıdığım insanlar hep bir üç yada bir iki cc motor tercih ediyorlar.  Biz 90 beygirlik mi 105 beygirlik mi diye düşünürken oralarda V6 mı V8 diye düşünüyorlar. Zaten ülkemizdeki ÖTV vergi dilimleri de çok şaşırtıcı: motor hacmi 1,6 litreye kadar olandan %37, 1,6 ile 2 litre arası %80, 2 litreden büyük motor hacimli arabalar ise %130 oranında Özel Tüketim Vergisi ödemek zorunda kalıyoruz. Aslında bu vergi dilimi, Türkiye için çok saçma değil. Şaşırtıcı, ama saçma değil. Çünkü az yakan küçük hacimli motoru olan arabalar çok daha fazla satılması oldukça normal. Bu durum Avrupa için de geçerli. Yani Avrupa’da da yakıt fiyatları yüksek olduğundan, onlar da küçük hacimli motoru olan arabalara  yönelik alım yapıyorlar. Yani bir arabanın az yakmasıbizim için çok önemli. Yakıt tüketimi konusunda 100 km’de 0,5 litre daha az yakıt harcayan araba bize daha cazip gelebiliyor. Bu da otomobil piyasasını hem birinci el için hem de ikinci el için çok fazla etkiliyor.




 
Bu noktada dizel araçlardan da söz edilmeli. Az yakıtla en fazla yol yapabilmenin bir diğer yolu olarak gösteriliyor çünkü. Dizel, benzine göre motor içinde daha verimli yandığından daha az miktarda mazotla, benzinli arabanın gidebileceği yolu gidebilir. Ayrıca ülkemizde dizel, benzinden daha ucuz. Bu iki etmen dizel motorlu araçların daha düşük maliyetli olduğunu gösteriyor. Ama dizel motorların asıl çıkış noktası daha çok kamyon, otobüs, minibüs… Bu da iş dünyasını daha çok ilgilendiriyor.
 
Trafik gürültüsü ülkemizde maalesef dizel araçların artmasıyla artmıştır. Bu da şehir hayatımızı ve ev seçimimizi dahi etkilemektedir. Ana cadde kenarından kimse ev almak istemiyor bu gürültüden dolayı.. Şimdi aklınıza şu gelebilir: dizel teknolojisi çok gelişti, kullandığım dizel aracın motor gürültüsünü hiç duymuyorum. Kesinlikle yanlış. Siz motor gürültüsünü duymuyorsunuz; çünkü ses yalıtımı çok geliştiği için kabin içine motorun sesi çok az geliyor. Bir de dizel motorlar yüksek hızda sesi düşürüyorlar ama şehir trafiğinde trafik keşmekeşinde ister istemez yavaş gidiliyr ve ses de o oranda artıyor.  Mercedes bile olsa dışarda duyulan sesin tır sesinden başka bir şey olmadığına sizi temin ederim. Dizel teknolojisi çok gelişti, ama sese çare hala bulunamadı.
 
 
Artık; büyük şehirlerin aradığı şey şu: hem dizel motora hem de otomatik vitese aynı anda sahip olan otomobiller.  Türkiye’de alınabilecek bütün arabalar araştırıldığında, toplamda 22 araba markası bu iki seçeneği aynı arabada sunuyor. Genelde 116 model. Yani dizel otomatik araba bakıyorsanız sizin istafedeniz için sunulmuş 116’dan daha fazla tercih şansınızyok. Aslında şimdi düşününce oldukça yeterli gibi görünüyor. Bunların kategorize edilmesi gerekir ama daha uzun bir çalışma istediği için ona vakit bulamıyorum. Şunu belirtmem lazım: Bu oldukça zor bir iş.
 
Son olarak bazı araçlardaki otomatik vitesle ilgili söylenmesi gereken bir kaç husus var. Otomobillerde bulunan otomatik viteslerin çalışabildiği bir tork aralığı mevcut. Yani her otomatik vitesi her motorda kullanmak imkansız. O yüzden çoğu markanın benzinli modellerinde kullandığıyla dizel modellerinde kullandığı farklı çıkabilir. Çoğu markanın otomatik şanzımanı dizel motorlarla birlikte çalışamadığı için yarı otomatik ya da otomatikleştirilmiş şanzıman adı altında yeni şanzımanlar üretiyor. Bunlar aslında düz şanzıman ama mekanik bir kol, vitesleri acemi bir sürücünün vites değiştirmesi gibi değiştiriyor. Bu tür vitesler çok kısa sürede kullanım ömrünü tamamlayabiliyor veya arıza çıkarabiliyor. Belki bir kazaya bile sebep olabilir..Bundan dolayı bu  eğer siz otomatik vitesli bir otomobil düşünüyorsanız, ya tam otomatik ya da çift kavramalı otomatik vitesli otomobilleri düşünmenizi tavsiye ederim.
Başka bir yazıda görüşmek üzere
keyifli ve güvenli sürüşler...

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski

Site İstatistikleri